253 000 Kitap - 2470 Yayınevi - 9000 Parakendeci KİTYAY KİTAP YAYIN BASIM DAĞITIM REKLAM TİC. LTD. ŞTİ

ESERLERİMİZ

ERGENEKON YAYINEVİ

7 Töre



Sebeb-i Telif

7 Kıtada yaşayan Turani Kavimler: Önce sözü yakınımıza söylemeliyiz. Bu bakımdan bilhassa gençlerimizi, yaşlılarımızı (7’den 70’e) ve çocuklarımızı düşünerek, onların (Batının) küresel ve tüketici yabancılaştırma çabalarına karşı, bize ait olan, tarihimizden bu günlere ilim ve hikmet geleneğiyle bağlarını kurmalarını hedefledim. Biraz olsun, aklın ve gönlün kodlarını değiştiren, dolayısıyla düşünceyi mankurtlaştıran ilim irfan okullarına karşı, onları zavallılaştıran akımlara karşıdır. Kendi vatanımızda, milli düşünceler geliştirmeliyiz. Kendimiz olmak için bu çabaya ihtiyacımız var.

Yaptığımız her çalışmanın her yazının, edebiyatın amacı bir milli kimlik, milli duruş ve millileşmek adınadır.

Hakikat, bir geleneğe bağlı kalarak; tohumu, Bilge Kağan, Alparslan, Timur ve Yavuz gibi Töre sahiplerine ait fikirlerden devşirilen, onların izinde giderek yazılan öğretiler, eserlerdir. Bugün her bakımdan saflaşmaya, kendi kökleriyle beslenerek yenilenmeye ve zamanın ruhunu buradan anlayarak yarınları inşa etmeye ihtiyacımız var. Bu anlamda Ey Kavmim, bu kitap bir vatan sevdalısının, memleketi için dertlenen bir Türk’ün düşünceleri olarak anlaşılıp okunabilir.

30,00


Çanakkale'de Açlık var mıydı?



Her şey, kapaktaki fotoğrafla başladı.

Birileri bu fotoğrafın Çanakkale cephesi askerlerine ait olduğunu ileri sürerek, Çanakkale cephesindeki askerlerimizin vaziyetlerinin bu olduğunu iddia etti. Bu fotoğraf çok kabul gördü ve sonrasında yaygın bir şekilde işyerlerine çerçeveletilip asılmaya başlandı.

Fotoğraf böylesine bir ilgi görünce ardından bir müddet sonra da, etrafta yine Çanakkale cephesine ait olduğu ileri sürülen bir yemek menüsü gezmeye başladı: “Sabah üzüm kompostosu… Öğlen bir şey yok… Akşam üzüm kompostosu…” Bu menü de, yine çok rağbet gördü ve yine işyerlerinin duvarlarında yer almaya başladı.

Peki, acaba “gerçek” ne?

Gerçekten, Çanakkale cephesi askerlerimizin halleri bu fotoğraftaki gibi miydi?

Gerçekten, Çanakkale cephesindeki askerlerimiz böyle bir menüyle ifade edilmeye çalışıldığı gibi açlık çekmişler miydi?

Ya da gerçek iaşeleri nasıldı?

Bütün bu soruların cevapları, Genelkurmay Başkanlığının yayınladığı Çanakkale Muharebelerine dair eserlerden ve Çanakkale’de savaşmış subaylarımızın yazmış olduğu günlüklerden almış olduğumuz belge ve bilgilerle, bu eserin içinde ayrıntılı bir şekilde verilmiştir.

Bu eseri okuyanların, Çanakkale cephesindeki iaşe meselesine dair tartışmaya mahal olmayacak şekilde gerçek ve doğru bilgilere ulaşmış olacaklarını temin ediyoruz.

“Çanakkale’de Açlık Var mıydı?”yla işin gerçeğini ve doğrusunu okuyun…

25,00


Çanakkale'deki Semavi El



Müttefik Orduları, Çanakkale’de taarruzun her türlüsünü, silahın her türlüsünü ama her türlüsünü denedi… Medenî ve gayr-i medenî, en yeni icat edilenine kadar, otuz sekiz buçukluğundan en küçüğüne kadar toplar, çeşitli bombalar, dinamitler, kara torpilleri, obüs mermilerinden üretilmiş uçak bombaları, makineli tüfekler, kısacası Çanakkale’yi geçmek için en vahşî araçlara müracaat ettiler… En vahşi araçlar yetmedi; bu sefer en vahşi savaş suçlarına başvurdular… Savaş suçları da yetmedi; bu sefer de en vahşi insanlık suçlarına imza attılar…

Buna mukabil “hasta adam”ın nesi vardı; bir pazu bir göğsü, merhameti, bir de masumiyeti…

İşte böyle bir duruma bir yerlerden, semâdan bir “el”in kayıtsız kalması mümkün değildi…

Çanakkale’de bütün bir savaş boyunca o semâvî elin el atmasıyla birlikte inanılmaz hadiseler yaşandı. Fizik kurallarını alt üst eden, matematiği yanıltan, coğrafyayı şaşırtan ve nihayetinde “Üzerinde Güneş Batmayan İmparatorluk İngiltere”nin güneşini Çanakkale’de söndüren hadiselerdi bunlar…

“Çanakkale’deki semâvî elin, müdahale ettiği hadiseler nelerdi?”

“Bu hadiselerin içindeki kahramanlar kimlerdi?”

“Bu kahramanlar nasıl insanlardı ki, onlara bu haller müsaade edildi?”

Hepsini bu eserin içinde naklettik. Olur mu; olmaz mı? Olursa nasıl olur, niye olur; ayetlerle, hadislerle izahatına çalıştık… Ve dedik ki, “inanan inanır, inanmayan da inandığına inanır”

Sizler de okuyun ve değerlendirin…

30,00


PATRIOT YAYINLARI

Kızıl Elma



Kızılelma, Türk milletinin manevi besinidir. Açlar yiyecek bulamadıkları zaman nasıl faydasız, zararlı, hatta zehirli nesneleri yerlerse; Türk milleti de “Kızılelma” kendis!ine yasak edildiği için marksizm ve kozmopolitizm gibi zararlı ve zehirli fikirlere el uzatıyor

Kızılelma ülküsüne “tehlikeli maceracılık” diyenler, bugünkü Araplar ile Yahudiler’e bakıp düşünmelidirler. Hele Yahudiler 2000 yıl önce kaybettikleri vatanlarını yeniden ele geçirmek ve yalnız kitaplarda kalmış olan İbrani dilini diriltip bir konuşma dili haline getirmek uğrundaki çalışmaları ile dünyaya örnek olmuşlardır

Nihal ATSIZ

18,52


Türkçülüğün Esasları



Türküm diyemeyenlerin yeni jargonu "Osmanlı Torunuyum" Osmanlı bir ailedir, Türk ise bir ırk
İLBER ORTAYLI

Ey koca ve yüce Türk! Devşirmeler seni devşirmeden, sen aklını başına devşir! Çoklar diye korkma, azız diye çekinme
TONYUKUK

Biz ne bolşeviğiz ne de komünist. Birinden biri olamayız; çünkü biz milliyetperver ve dinimize hürmetkarız
ATATÜRK

Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ancak; söz konusu vatansa Dünya'nın şah damarını keseriz
ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU

Bir milleti yok etmek isterseniz askeri istilaya lüzum yoktur. Ona tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini, ahlakını soysuzlaştırmak kafidir
PEYAMİ SAFA

23,15


Türkleşmek İslamlaşmak Muasırlaşmak


İslam’ı öyle yaşa ki akıllar dursun. Sen ona buna değil Allah’a kulsun. Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım, boğamazsam hiç olmazsa kovarım. Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır
Şehamet dini gayret dini ancak Müslümanlıktır. Hakiki Müslümanlık en büyük kahramanlıktır
MEHMET AKİF

Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını
Büyük Allah’ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbir oluyor tek bir ses
Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi
Nice tuğlarla karışmış nice bir at yelesi
YAHYA KEMAL

13,89


Türk Töresi



Emirlere mutlak itaat lâzımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzımdır
Türk Töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur. Vazifeyi her ne pahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakârlığı yapmaktır. Millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerden, şahsi zevklerden feragattir. Vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler. Türk Milleti'nin büyüklüğü böyle yükselecektir. Onu sizler yaşatacak, sizler yükselteceksiniz. Türk Töresinin en önemli bir gereği de sır saklamaktır
ALPARSLAN TÜRKEŞ

Uğruna ölmekse seni yaşatmak bin kere ölürümde adına leke sürdürmem, gururdur namustur bayrak ve sancak, aksa da kanım zalimi güldürmem
NECİP FAZIL

18,52


Türk Ahlakı



Her iman ahlaka yürüyeceğine göre, Türkçülük’de de sağlam bir ahlakın bulunması birinci şarttır Ahlakın meydana gelmesinde en önemli sebep soydur. Bir toplumun ahlakı, soyunun karışması ile değişebilir Ahlak, millet yapısının temelidir. O olmadan hiç bir şey olmaz Bize bir gençlik lazımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın Kendimize dönelim. Ahlak, edebiyat, musiki, giyim, zevk, yemek, eğlence, hukuk, aile, adet, anane ve her şeyde milli olalım İnsan meziyet sahibi olmaya mecburdur İstek ve inanç, her güçlüğü devirir

ATSIZ

27,78


Türkçülük Ülküsü


Kıymetli takipçi ve münevver okurlarımıza ithafen, Patriot Yayınevimiz tarafından Bir Türk Aydını olan Ömer Seyfettin'in daha önce hiç yayınlanmamış bir eserini gün yüzüne çıkarmanın heyecanını yaşamaktayız.
Türklük ve Türkçülük kavramlarını, Turan Devleti'ni, Kızıl Elma ve bilinmeyen Türk Milliyetçilerini farklı bir düşünce - bakış zaviyesinden değerlendirmesi, sonuçlarını irdelediği bilinmedik bir eser
Milliyetçilik kavramına ışık tutan bu eser sizleri hiç düşünmediğiniz bakış açılarına itecektir.
İyi Okumalar.

Madem ki Türk’üz Ohalde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk gibi duyarız ve Türk gibi yazarız.

Biz Türkler Coşarız Tufan gibi her yana, Arslan gibi koşarız bir gün bütün TURAN’a.

30,00


Ajan Günlükleri



Değiştiremeyeceğiniz bir geçmiş geride dururken, biçimIendirip sahip oIabiIeceğimiz bir geIecek bizi bekIiyor

F. W. Robertson

15,00


Ruga SALUR



Stratejiler uzun vadelidir. En kısası bile yarım yıldır. Mafyaların iş adamlarından bağımsız çalıştığını sanabilirsin, ikisinin de iç içe geçmiş olduklarını göreceksin. Unutma bir stratejist, boşuna hareket etmez. Her hareket bir plana, her plan bir stratejiye, her strateji de bir amaca gider.

20,00


İntikam Yemini



İhanet edilen her insan sever intikamı önemli olan ihanetin acısından daha fazla intikam acısı çıkarmaktır

15,00


Güçlen ve Geri Dön



İçinde bulunduğu en zor durumda bile hayata inancını kaybetmeyen tunç yürekli karakterimiz Işbara Alp’tır. Onu mükemmel yapan en önemli özelliği asla pes etmemesidir. Bu kitap bizleri Işbara’nın yoğun geçen hayat macerası ile tanıştırıyor. Savaştığı insanlardan kaçan kahramanımız kendisini hapishanede bulur. Bu hapishane evinden çok uzakta suçlularla dolu bir cehennemdir adetâ. Asıl yaşayacakları buradan Sonra başlar. Hapishanede birinin hayatını kurtarmasıyla kendisini arkadaşıyla birlikte mafyada bulur. Tüm bunlara tanık olurken maceralarını büyük bir keyifle okuyacaksınız!..

15,00


Çizgi Ötesi - 1


Evet saygıdeğer okuyucular sene 1999 Çizgi Ötesi 1’in doğuş tarihidir. Çizgi Ötesi 1’de çok farklı temalarla ve fikirlerle karşınıza çıktım. Bu fikirlerimi siz değerli okuyucularla paylaştığım için o kadar mutluluk duyuyorum ki bu ruh halimi dil yoluyla ifade etmek mümkün değildir.

O sebeptendir ki bu ruh durumumu ele aldığım konulara dökerek anlatmayı deniyorum. Evet Sevgili okuyucular yazdığım konularla düşüncelerinize düşünce katmanın coşkusu var bende

Çizgi Ötesi 1’de dikkat etmeniz gereken husus eserimi okurken kendi fikirlerinizi de hesaba katarak değerlendirme yapınız.

İnsanların yaşarken farkına varmadıkları ve varamadıkları detayları şizofren kimliğimle gözler önüne sermeye çalıştım.

Sayın Değerli okuyucular, sizleri ne kadar sevdiğimi aklınızdan bir an dahi olsa lütfen çıkarmayınız.
KISACA AYTEKİN

13,89


Çizgi Ötesi - 2


Evet saygıdeğer okuyucularım bir kez daha sizlerle buluştuk.Bu eserimde de ÇİZGİ ÖTESİ I'de olduğu gibi özgür fikirler ve özel saptamalar bulabileceksiniz.

Bu eserimin ilkinden farklı özelliği daha önemli konulara ve buluşlara yer verilmesidir.

Yine ilkinde olduğu gibi tekrarlıyorum, eserlerimi okurken kendi fikirlerinizi de hesaba kataraktan değerlendirme yapınız. Bu eserim İlkine göre daha radikal ve daha aykırı buluşlarla meydana getirilmiştir.

İnsanların yaşarken farkına varmadıkları ve varamadıkları detayları şizofren kimliğimle gözler önüne sermeye çalıştım.

Sayın sevgili okuyucular yine tekrarlıyorum sizleri ne kadar sevdiğimi lütfen bir an olsa bile aklınızdan çıkarmayınız.
KISACA AYTEKİN

13,89


Çizgi Ötesi - 3


Evet saygıdeğer okuyucular yine karşınıza çıkmanın mutluluğu ve coşkusu içerisindeyim ÇİZGİ ÖTESİ I,II,derken şimdi de ÇİZGİ ÖTESİ III'de yine buluştuk.

Yine farklı temalar ve fikirlerle karşınızdayım. Sizlerle bu fikirlerimi paylaştığım için o kadar mutluluk duyuyorum ki bu ruh halimi dil yoluyla ifade etmek mümkün değil.

O sebeptendir ki bu ruh halimi yazdığım konulara dökerek anlatmayı deniyorum. Tekrardan yazdığım konularla fikirlerinize fikir katmanın mutluluğu var tabiki.

Diğer eserlerimde de söylediğim gibi,eserlerimi okurken kendi fikirlerinizi de hesaba katarak değerlendirme yapınız...

İnsanların yaşarken farkına varmadıkları ve varamadıkları detayları şizofren kimliğimle gözler önüne sermeye çalıştım.

Lafı fazla uzatmadan,perde ve ÇİZGİ ÖTESİ III karşınızda.

(Sizleri çok çok sevdiğimi aklınızdan bir an olsa bile çıkarmayınız.)
KISACA AYTEKİN

13,89


Karlsruhe Cehenneminde 333 Gün


Etrafına baktı, ışığa gözleri alışmıştı ancak gözlüklerini aldıkları için rahat bakamıyor, gözlerini kısıyordu. Hücredeki tuvalet dikkatini çekti. Paslanmaz çelikten alaturka tuvalet vardı içerde. Şaşırdı.

“Almanya’da alaturka tuvalet! Enteresan!”

Lekeli taş duvarlar, her tarafı alelade yazılarla çirkinleşmiş kapı, kapının yanında siyah bir poşet, her an küflenecekmiş gibi duran demir çerçeveli üzeri boş bir yatak, tepede solgun bir ışık, köşede tuvaletin yanında eğreti duran küçük çelik lavabo, tozlu bir zemin ve mide bulandıran pis bir koku…

Biraz yürüdü. Ayaklarının üşüdüğünü fark etti. Ayakkabılarını aldıktan sonra incecik bir otel terliği vermişler ama hücreye girerken onu da almışlardı.

18,52


DA VINCI PUBLISHING

Mekkeli Yetim Muhammed



Bu kitap, Mekke’li yetim ve çoban, kuru et yiyen bir kadının oğlu olan Hz. Muhammed’in daha önce hiç bir yerde okumadığınız gözden kaçan abduhu (kulluğu), ve onun hayatı hakkında niçin yalancı bir peygamber olmadığını anlamamızı sağlayacak bilgileri içeren bir kitaptır.

Esasen Onunla ilgili kafalarda Ateist, Deist, Agnostik şüphelerin giderilmesi amacıyla 41 yıllık sorgulama, araştırma sonucu ortaya çıkmıştır.

Yazar Ayhan ÖZCİMBİT, kendisi de Ateist büyümüş ve daha sonra 1985 yılında Deizme geçerek tek bir yaratıcının olduğunu kabul etmiş önce tevratı sonra incili ve Kur’an’ı okuduktan sonra Hz. Muhammed’in hayatını değişik kaynaklardan okuduktan sonra bir araya getirdiği ip uçlarından onun kul ve elçi olarak örnekliğini Kur’an üzerinden kabul etmiş 1989’da Müslüman olmuştur.

İşte bu kitap samimi ve dürüst düşüncelerle gerçeği arayan Ateistler, Desitler ve Agnostikler için yazılmıştır. Müslümanlarda genelde Hz. Muhammed’in Abduhu tarafını (kul yönünü) daha fazla öğrenmek Ateist, Deist ve Agnostik sorgulamalara karşı düşünce üretmek için bu kitabı okumalılardır.

20,00


Kuyucaklı Yusuf



“Ah!!” diye bağırdıktan sonra, yumruklarını karısının üstünü örten topraklara soktu.

Sonra ağır ağır doğruldu. Mezarın yanında ayakta durdu ve gözlerini ovaya çevirdi. Güneşin altında pırıl pırıl yanan zeytin ağaçlarının sonunda beyaz minareleriyle Edremit görünüyordu.

Yusuf bir oraya, bir de önündeki toprak yığınına baktı. Dişlerini ve yumruklarını sıktı, dudaklarını ısırdı; buna rağmen gözlerinden yanaklarına doğru iri damlalar yuvarlanmaya başladı. Bu yaşlar bütün manzarayı örtüvermişlerdi. Kollarının yeni ile gözlerini sildi. Hayvanına atladı. Bir kere daha dönüp geriye baktıktan ve ömrünün en korkunç senelerinin geçtiği bu kasabaya yumruğunu uzatıp tehdit eder gibi salladıktan sonra, atını ileriye, dağlara doğru sürdü.

İçindeki bütün yıkıntılara, bütün kederlere rağmen başını yere eğmek istemiyordu. Matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenecek ve yeni bir hayata doğru yürüyecekti.

35,00


İçimizdeki Şeytan



“Hayır... Hayır... Gidelim!” dedi. Genç adam gözlerinde nihayetsiz bir hüzün ile başını salladı:

“Evet... Gidelim...” Birkaç adım yürüdükten sonra dönüp baktı ve Ömer’in ortadan kaybolmuş olduğunu gördü.

“Onu unutamayacaksınız!..” dedi. “Ondan ayrılamayacaksınız!”

Macide düşünceli gözlerle yanındakini süzdü. Sonra elini cebine sokarak Ömer’e yazmış olduğu mektubu çıkardı:

“Öyle değil Bedri...” dedi. “Ben ondan ayrılmaya daha evvel karar vermiş bulunuyordum... Her şeye rağmen!” Dörde bükülü kâğıdı yanındakine uzatarak mırıldandı:

“Fakat beklemek lazım... Uzun zaman...”

40,00


Kürk Mantolu Madonna



Dün akşam bana “Seninle şöyle bir oturup konuşamadık!” demişti. Ben artık böyle düşünmüyordum. Dün akşam onunla uzun uzun konuşmuştum.

O bu dünyadan ayrılırken benim hayatıma, başka hiçbir insana nasip olmayacak kadar canlı bir şekilde giriyordu. Bundan sonra onu daima yanımda bulacaktım.

Şirkette Raif Efendi’nin boş masasına oturdum ve siyah kaplı defterini önüme koyarak bir kere daha okumaya başladım.

25,00


Külliyen Mavi



İnsan ne yapar boşta kalan ellerini Hamiya kapısı olmayan odalara sığmazken bunca çoğalan renk sersefil bağışla beklerim birisi bu odaya kapatsın beni kulaklarım olsun birisi beni duy Hamiya

“Mualla Kâtip; Son dönemde okuduğum, 'keşke daha çok yazıp yayımlasa’ dediğim, darası düşülmüş bütünlüklü bir sese ve içtenliğe sahip bir şair. Onun şiirlerinde doğa görünümlerinin durduğu yer, okurda yaşama sevineini çoğaltıyor. İlle de maviden hız alıyor söyleyişi, sonra kırmızıya geçiyor; çoeukluk hâtıralarının bir salmeakla geçmişten şimdiki zamana gelip gitmesi gibi öyle rahat ve lekesiz yürüyor sözcükler. Sözcüklerin de gölgesi var, sabahın odaya sızan ilk ışıklan altında dünyaya açılan bu gölgeler, ‘beni niye burada bucaktın?’ diyen bir gizli özne eliyle şiirlere yeni anlam katmanları ekliyor. Yerle gök arasında kelebekler gibi uçuşan ve nefes alan sözcüklerden geriye kimi zaman derin bir sessizlik ve keder kalıyor. Şair, bireyde kabaran duyguları, toplumun içinde gezindiği bulvarlara, bahçelere, kıyılara çıkartıyor. Sözü havalandırıyor, bu aralıkla okurla şair göz göze gelmiş oluyor. ‘Göz’ birçok şiirin açılıp kapanan önsözü ve çıkan kısmın özeti gibi görevlendirilmiş. Kendine uzaklardan bakmayı deniyor Mualla Kâtip. Böylece gördüklerinin ve yazdıklarının içinde, bir mürekkep zamanda, insandan ayrı düşmüş masum duygulara yeniden arka çıkıyor Külliyen Mavi.” Şeref Bilsel

15,00


Elimi Sen tut



Hangi mevsimde olduğumuzun önemi yok.
Ilık bir sonbaharda da sevebilirim seni soğuk bir kış gününde de...
Zamanı yok, mevsimi yok sevmenin.
Eylülde de severim ekimde de...
Mevsimler değişir ama değişmem ben.
Her mevsim ayrı severim seni,
Ama hep seni severim.

15,00


DEMLİK YAYINLARI

Tut Kopar Al



30,00


Namaza Başlatan Kitap



Elinizdeki bu kitap, kimseyi zorla Namaza başlatamaz. Ancak gerçek huzura ermek Dünya ve Ahirette mutluluğun püf noktalarını veren, Şuurlu birer Müslüman olmanın yolları ve Namazın gerekliliğini öğretirken dini hassasiyetlerle tam bir ilmihal kitabı olarak hazırlanmıştır.

Haydi Namaza.

25,00


Ayrılık Kol Geziyor



20,00


H.Beytullah Atam Divanı



20,00


Ayetler ve Hadisler Işığında Aile İlmihali



Aile İlmihali kitabı, her Müslümanın asgari düzeyde dini ihtiyacını karşılayacak bilgileri içermesi ve ibret alınarak okunması ümidiyle kaleme alındı. Kitapta, başta namaz olmak üzere, İslam’ın ibadet esasları detaylı şekilde anlatılmıştır. Ailenin kurulması, evlilik, güzel geçimin püf noktaları ve günlük hayatımızda karşılaştığımız helaller ve haramlar konusunda örneklere yer verilmiştir. Bunların yanında Yeme-içme, giyinme, gezme ve dinlenme gibi hayatımızın bütünü kapsayan davranışlarımızdaki dini açıdan uymamız veya kaçınmamız gereken hususlar da özet halinde değinilmiştir.

Tüm Müslüman kardeşlerimizin istifade etmesi temennisiyle…

50,00


İslamı Bize Yanlış Anlattılar 1



Kainatın mutlak sahibi Allah-ı Zülcelai dünyayı yarattı.

Sonra dünyayı meleklerine gösterdi;
“Yaratacağım insanlar burada yaşayacaklar, mekan
olarak insanlara burayı seçtik” dedi,

Sonra Cenab-ı Hak insanları gösterdi.

Melekler bir dünyaya baktı, birde insanlara baktılar, hayret içinde kaldılar ve dediler ki; “Yarabbi! Hikmetinden sual olunmaz ama bu kadar insan
bu dünyaya nasıl sığacak?”

Allah (c.c.) cevap verdi

“Ölümü yarattım” dedi.
“Ölüm var... dolup dolup boşalacak.”
Melekler daha çok hayrete düştüler ve sordular “Öleceklerini bildikleri halde yaşayabilecekler mi?”

Allah (c.c.) cevap verdi “Gafleti yarattım”.

20,00


İslamı Bize Yanlış Anlattılar 2



Kainatın mutlak sahibi Allah-ı Zülcelai dünyayı yarattı.

Sonra dünyayı meleklerine gösterdi;
“Yaratacağım insanlar burada yaşayacaklar, mekan
olarak insanlara burayı seçtik” dedi,

Sonra Cenab-ı Hak insanları gösterdi.

Melekler bir dünyaya baktı, birde insanlara baktılar, hayret içinde kaldılar ve dediler ki; “Yarabbi! Hikmetinden sual olunmaz ama bu kadar insan
bu dünyaya nasıl sığacak?”

Allah (c.c.) cevap verdi

“Ölümü yarattım” dedi.
“Ölüm var... dolup dolup boşalacak.”
Melekler daha çok hayrete düştüler ve sordular “Öleceklerini bildikleri halde yaşayabilecekler mi?”

Allah (c.c.) cevap verdi “Gafleti yarattım”.

20,00


İslamı Bize Yanlış Anlattılar 3



Kainatın mutlak sahibi Allah-ı Zülcelai dünyayı yarattı.

Sonra dünyayı meleklerine gösterdi;
“Yaratacağım insanlar burada yaşayacaklar, mekan
olarak insanlara burayı seçtik” dedi,

Sonra Cenab-ı Hak insanları gösterdi.

Melekler bir dünyaya baktı, birde insanlara baktılar, hayret içinde kaldılar ve dediler ki; “Yarabbi! Hikmetinden sual olunmaz ama bu kadar insan
bu dünyaya nasıl sığacak?”

Allah (c.c.) cevap verdi

“Ölümü yarattım” dedi.
“Ölüm var... dolup dolup boşalacak.”
Melekler daha çok hayrete düştüler ve sordular “Öleceklerini bildikleri halde yaşayabilecekler mi?”

Allah (c.c.) cevap verdi “Gafleti yarattım”.

20,00


Kur’an ve Sünnete Göre ADAB-I MUAŞERET


Ahiret saadeti büyük ölçüde insanların dünyada birbirlerine karşı tutum ve davranışlarına bağlıdır. Bunun için Kur’an ve sünnetteki ölçü ve düsturlar, insanlar arasındaki karşılıklı münasebetleri düzenlemeyi hedef almıştır. Bilhassa bu münasebetlerin; dostluk, sevgi ve nezaket, hoşgörü çerçevesinde kurulabilmesi için, pek çok görgü, edep ve muaşeret kuralı ortaya konulmuştur.

Elinizdeki çalışma, Kur’an’da ve sünnette belirlenmiş bu görgü, edep ve muaşeret kurallarının, geniş bir derlemesidir.

Ecnebi görgü kurallarının, değer ölçülerinin, muaşeret kaidelerinin insanımızı etki altına aldığı bilinen bir gerçektir. Biz bu çalışma ile, Kur’an ve sünnete dayalı, yepyeni bir görgü ve muaşeret kurallarını, eğitim sürecinde yer alan ebeveynlerin ve öğretmenlerin dikkatine ve istifadesine sunuyoruz. Her alanda “yerli ve milli” olana dönüldüğü bu günlerde, insan ilişkilerinin şekillenmesinde de milli ve yerli olana dönülmesini teklif ediyoruz. Bu çalışmayı, bu gözle değerlendirmeniz temennisiyle, yayın hayatımıza arz ediyoruz.

70,00


İçimdeki Düşman


“İçimde bir düşman var, oyunlarını sezemiyorum.

İçimde bir düşman var, vurmaya kıyamıyorum.

İçimde bir düşman var, karşı duramıyorum.

İçimde bir düşman var, aslında onu seviyorum…

Çünkü o benim canım, özüm, kendim, nefs-i emmarem…

Peygamber Efendimiz (s.a.v), nefisle olan mücadeleyi en büyük cihad olarak ilan etmiştir.

O nedenle biliyorum ki içimdeki bu düşmanı yenmeliyim, onu dizginlemeli ve terbiye etmeliyim. Ölmeden önce mutlaka onunla yüzleşmeliyim…”

Bu kitap, yazarın içindeki düşmanla, yani kendi nefsiyle yüzleşme anlarının sadece küçük bir bölümü. Bu hatıralar dizisinde, yaşanan her olayda, atılan her adımda, düşünülen her fikirde, nefisten gelebilecek tehlike ve zararların, hile ve oyunların bir nebzesi nazara verilmiş. Bu bakış açısıyla okunduğunda kitap sadece yazarın hatıratı olmaktan çıkıyor ve herkese kendi payınca nefsiyle mücadele konusunda örnek teşkil edebilecek bir kitaba dönüşüyor.

20,00


İnsan Ne de Çabuk Unuttu


Unutmak, her insanın başında olan bir illet… Ama insanı zillete düşüren bir illet… Bu illetten kurtarmak için, Allah ona Peygamber göndermiş, kitap indirmiş, sözü dinlenir, davranışları taklit edilir kamil insanlar, mürşidler yollamış…

İnsanın unutma illeti ile mücadele etmek, her insanın en önemli görevi. İnsanın sık sık kendini teftişten geçirmesi, nefsiyle yüzleşip yaptıklarıyla hesaplaşması, unutma illeti ile baş etmenin en etkili formülü…

Elinizdeki kitapta, bu mücadelede size yardımcı olacağına inandığımız yazılar yer almaktadır.
Size, Allah’ın emirlerini hatırlatan, yasaklarından sakındıran, yaratılış gayenizi bildiren yazılardır bunlar…

Bu kitabı, okuyan herkese faydalı olması; unutulmaması gerekenleri hatırlatması temennisiyle neşrediyoruz.

Yazmak bizden, okumak sizden, yazılanları yaşamak ve faydalanmak da hepimizden…

20,00


1001 Hadis


Peygamber Efendimizin hadisleri, gerek bireysel hayatımıza, gerekse aile ve toplum yaşantımıza ışık tutan kurallar ve değerler manzumesidir.

Hiç şüphesiz ki insan ilişkilerindeki temel görgü kaidelerini, hayatın dert ve üzüntüleri karşısında takınılacak bilinçli ve inançlı tavrı, başarı ve mutluluğu yakalamanın olmazsa olmaz prensiplerini, İslâm ahlâkının insana özveri, ruh yüceliği, hoşgörü kazandıran ilkelerini, dinin toplumda huzur, sevgi, barış, yardımlaşma, paylaşma ve kaynaşmayı sağlayan sosyal değerlerini, Peygamberimiz en güzel ve en özlü şekilde ifade buyurmuşlardır.

Elinizdeki eser, Peygamber Efendimizin bu manadaki hadislerinden 1001 adedini, sahih hadis kitaplarından seçerek bir araya toplamış, siz kıymetli okurlarımızın istifadelerine sunmuştur.

45,00


1001 Nükte


Elinizdeki çalışma, günümüze kadar yaşamış pek çok düşünürün, şairin, edebiyatçının, devlet reisinin, kumandanın, maneviyat büyüğünün unutulmaz sözlerinden, nükteli cevaplarından, ders verecek hatıralarından derlenmiştir.

Bu nükteler, yaşanmış ve tecrübe edilmiş sözler olup hayata ışık tutucu, insanı doğruya ve erdemli bir çizgiye yönlendirici niteliktedir.

Bu nükteli ve hikmetli sözleri, öğüt verici hatıraları, tam yerinde ve isabetli cevapları, kıssa ve mankıbeleri okuduğunuzda fikrinize yeni ufuklar açılacak; hayat yolculuğunuzda içinizde yeni bir şevk ve heyecanın uyandığını hissedeceksiniz.

Biz bu incileri pek çok eseri tarayarak derledik.

Toplamak bizden, okumak sizden, hayata geçirmek hepimizden...

45,00


Cennete Götüren Hakikatlere


Bu kitap ve www.evdekihuzur.com adlı sitemiz güzel dinimiz İslam’ı öğrenmek ve öğretmek için hazırlanmıştır. Konular, çok yönlü ele almış ve öğretici bir hale getirilmiştir. Bu kitabın tüm bölümleri, hakikî söz ustalarının sohbetlerinden, tefsir , hadis ve menkıbe kitaplarından alınmıştır. Merak ettiğiniz sohbetleri okuyup, öğrenip öğretebilirsiniz.
Adamın birisi Hz. İsâ (as)’nın yanına gelir. Ya İsâ! Şu ölüleri diriltirken okuduğun duayı n’olur bana öğret, diye yalvarır. Adam çok ısrar edince Hz. İsâ(as), ölüleri diriltirken okuduğu duayı adama öğretir. Adam koşar, yeni ölen çok sevdiği akrabasının yanına varır; duayı okur, okur. Ama akrabasında bir değişiklik göremez. Adam düşünür ve herhalde Hz. İsâ’nın ölüleri diriltirken okuduğu duayı ben ya yanlış veya eksik öğrendim, der ve Hz. İsâ’nın yanına gelir: Hz İsâ(as) adama: “Dua, aynı dua; ama ağız aynı ağız değil.” diye cevap verir. Evet, farklı bir ağızdan anlatılan bu kitaptaki sohbetleri, yaşadığımız gibi inanmaya başladığımız bu asırda, Allah (cc) ve Resûlünden (sav) ve O’na yakın olan zatların ağzından o Peygamberimiz’in (sav) ve O’na yakın olan zatların ağzından o rahmetin indiği ortamlarda, rahmet esintileriyle hakikatları duysaydık, ağız farkı olmasaydı anlatılanların tesiri elbette çok farklı olurdu, inancımız daha da artar ve bizlerde ebedi hayatı kazanma eksenli olumlu davranış değişikliği olurdu.

Şimdi Batı’da İslam’a yeni giren binlerce insanda olduğu gibi, İslam’ı yaşamanın ve yaşatmanın aşkı, şevki ve aksiyonu olurdu. Ahirete giden yolda engel olmasın diye Dünya’ya tekme attığımızda ayağımız içinde kalmazdı, yine de kalmasın, inşallah! Rabbimiz, bizleri imtihan için yaratmıştır. Bu imtihanı kazanmada nefis, şeytan ve bugün insanımızı maddeten ve manen çürüten toplum yapımız önümüzdeki büyük engellerdir. Rabbimiz, Cennet yolunda ilerlerken, bu engellere takılıp kalmayanlardan eylesin. (Amin)

40,00


KIRMIZI HAVUÇ YAYINLARII

Ü ÜRÜ ÜÜÜ


12,90


Yarım Kalan Hikaye


YARIM KALAN HİKÂYENİN SONU CENNETTE BİTTİ.

Tek hayali ünlü bir yazar olmaktı.

12 yaşında lösemi hastalığına yakalandı.

Tüm hayalleri ve yazdığı öykü yarıda kaldı.

Vefatının ardından tamamladığım YARIM KALAN HİKAYE adlı kitaptan elde edilecek geliri, okullarda BÜŞRA adına yeni kütüphaneler açılmasında kullanılacaktır.

14,81


İkizler Diyarında bir Cumburlop Oyunu


Sevgili Çocuklar
Kıymetli Anne – Babalar

Değerli yazarımız Ülkü KARA'nın kitabında da (masallar serisinin ilki) yetişkin kitaplarında (Kapı Aralığı) olduğu gibi yalın, anlaşılabilir, arı bir Türkçe ile sizi minik okurlarıyla buluşuyor.

Anlatım dilini çocukların anlayabileceği seviyeye indirgediği gibi, masallarının çizimlerini meslektaşı Nurettin Çelenk ile beraber resimlendirmiştir.

Bu hikayemizde kültürümüze ve örfümüze uygun dünden bu güne taşınmış şirin ikizlerin maceralarını değerler eğitimine uygun yansıtıyor.

İyi okumalar.

11,11


İkizler Lakap Avında


Sevgili Çocuklar
Kıymetli Anne – Babalar

Değerli yazarımız Ülkü KARA'nın kitabında da (masallar serisinin ilki) yetişkin kitaplarında (Kapı Aralığı) olduğu gibi yalın, anlaşılabilir, arı bir Türkçe ile sizi minik okurlarıyla buluşuyor.

Anlatım dilini çocukların anlayabileceği seviyeye indirgediği gibi, masallarının çizimlerini meslektaşı Nurettin Çelenk ile beraber resimlendirmiştir.

Bu hikayemizde kültürümüze ve örfümüze uygun dünden bu güne taşınmış şirin ikizlerin maceralarını değerler eğitimine uygun yansıtıyor.

İyi okumalar.

10,00


Masallar Hiç Bitmesin


Sevgili Çocuklar
Kıymetli Anne – Babalar

Değerli yazarımız Ülkü KARA'nın kitabında da (masallar serisinin ilki) yetişkin kitaplarında (Kapı Aralığı) olduğu gibi yalın, anlaşılabilir, arı bir Türkçe ile sizi minik okurlarıyla buluşuyor.

Anlatım dilini çocukların anlayabileceği seviyeye indirgediği gibi, masallarının çizimlerini meslektaşı Nurettin Çelenk ile beraber resimlendirmiştir.

Bu hikayemizde kültürümüze ve örfümüze uygun dünden bu güne taşınmış şirin ikizlerin maceralarını değerler eğitimine uygun yansıtıyor.

İyi okumalar.

13,89


Organize Süt Çetesi


Düşünülmeden, planlanmadan, kendiliğinden oluşmuş bir çete. Süt kadar temiz niyetlerle bir araya gelmiş çocuklar. Sloganı “İyilik hepimiz, hepimiz iyilik için” olan bir kanka topluluğu. Yapmaya çalıştıkları iyilikleri zaman zaman yüzlerine gözlerine bulaştırsalar da, eğlenceli maceralar yaşamaktan geri kalmıyorlar.

Birbirinden sürükleyici, merak uyandıran, matrak öyküler dinlemek istiyorsanız ne duruyorsunuz? Açın kitabın kapağını!..

15,00


Erik Ağacımı Kestiler


Bak şuna bir! Kocaman bir ağacı, bir çekirdekte programlayarak, avucumuza sığdırıyor Allah. Ama bu tohumu, toprağın kucağına yatırdığımız zaman ele avuca sığmaz olacak. Dallar, yapraklar, meyveler verecek. Kökleri toprakla doyan ağacın meyveleri bizi doyuracak.

Dedem:
“Tohum toprakla buluşsun ve harikalarını göstersin bize.”

Diyerek avucundaki erik çekirdeğini, demin bastonuyla açtığı yarığa koyup, üstünü yine bastonunun ucuyla örttü. Şimdi bu çekirdek, zamanla gelişip serpilerek, işe yaramaz durumdan kurtulup, gelişip serpilerek hayat bulacak.

Ne güzeeel!

20,00


Evimdeki Canavar


Ödüllü Kitap

Hilâl, arkadaşları gibi gezip eğlenmek yerine evde temizlik yapıyor ve çok sıkılıyor. Kendini eğlendirebilecek bir şeyler bulmak amacıyla gazeteye bakıyor ve o gününü değiştiren haberle karşılaşıyor: CANAVARLAR GELİYORLAR.

Bu haber onun tüm gününü değiştiriyor. Bir gülüp bir ağlıyor, bir sevinip bir üzülüyor. Bu haber sayesinde maceradan maceraya sürükleniyor ve aynı zamanda kafasını karıştıran bir sürü soruyla karşılaşıyor...

Bakalım kahramanımızı neler bekliyor?

9,90


Çocuklardan Allah'a Mektuplar


Mektup yazmanın tarihe karıştığı günümüzde, çocuklardan Allah’a birer mektup yazmalarını istedik. O temiz ve içten duygularıyla, Allah’tan neler isteyeceklerini merak ettik.

Kimi mektubunda Allah’tan villa, araba isterken, kimi de, sofralarına ekmek koymasını istedi.

İstekler arasında büyük farklılıklar olsa da, bütün mektupların ortak noktası, en içten duygularla yazılmış olması. İsteklerin kabul edildiğine inanılarak yazılmış olması…

Bu mektupların gönderildiği adrese ulaşması için ne pula, ne postaya verilmeye, ne de postacı tarafından taşınmaya ihtiyacı var…

Bu mektuplar, yazıldığı an adrese ulaştı bile…

Gönülden gelerek kaleme alınmış bu mektupları zevkle okuyacağınızdan şüphemiz yoktur.

İyi okumalar…

10,00


YAYIN DÜNYAMIZ YAYINLARII

Ben Onun Annesiyim


“Bazen bir cümleyle karşılaşırsın sayfalar arasında, yüzünde bir gülücük belirir, yerinde durmakta zorlanırsın ve ayağa kalkıp yazana dua edersin yıllarca aradığın cevabı bulduğuna. Ve şükredersin Yaradan’a seni bu kitapla buluşturduğuna.” GÜLNAZ A. KARABACAK

“Ahlakı kültürü ve çağdaşlığı bir arada çok hassas, ölçülü ve birbirinden ayırarak ailesine, çevresindekilere ve ulaşabildiği her kesime nazik bir üslupla, kırıcı olmadan anlatmaya çalışan bir eğitmen, bir anne, ilkeli bir çağdaş kadın. İyi ki sizi tanıma fırsatı buldum, yolunuz bahtınız şansınız hep açık olsun. Işığınız hep parlasın ve hayatları aydınlatmaya devam etsin. Sevgiler!” ESRA Y. GÜLER

“Bazen çıkmaza giriyorum, endişeleniyorum ve o anki durumla nokta atışı bir anektod ya da öneri içimi ferahlatıyor diyorum ki yalnız değilsin Çisel bak bunlar yaşanmış daha önceden bu çözümü de dene bulmaca gibi çöz oğlunu tıkanırsan Sema hoca yanında sonra içimden size sessizce teşekkür ediyorum.” ÇİSEL M. HAMDULLAHPUR

“Anne yüreğimizin sahip olduğu sevgi dolu duygularımızın çocuklarımızı yetiştirmede en büyük kılavuzumuz olması gerektiğini gösteren sevgi insanı, değerli eğitmen ve öğretmen Sema Hanım. Yazdıklarınız oğlumu yetiştirirken en büyük yol göstericim oldu. Oğlumla her durumda, koşulsuz şartsız sevgiyle kucaklaşmamı sağladığınız için çok teşekkür ederim.” GAMZE P. ÇELİK

17,00


Go Gitsin


Mutluluğun Kitabı

İyileri tut kötüleri gönder

Zafere ulaştıran & Mutluluğa ve Huzura ulaştıran tek kitap

Sevincinin Şifresi

Başarının temel ilkesi; zamanını dikkatli kullan

Sağlığını hep korumalısın. Hasta birinin hiç kimseye faydası dokunmaz

Gece yattığında gün içinde yaptıkların sana huzur veriyorsa, dünyanın en zengin insanısın.

Herkesin seni sevmesini bekleme, sevenlerin olacağı gibi, rakibin ve düşmanların da olacaktır.

Yarının inşası, düne takılmamakla başlar.

İnsanlara yeter ki bir fırsat ver, neler başarabilirler göreceksin.

Bana, yıkılmış, tükenmiş ve bitmiş bir insan getir. Sana, ondan sağlam, enerjik ve üretken birini çıkarayım.

Nasıl mı? Sıkıntılı geçmişini silip yepyeni gelecek ve umut yükleyerek.

Bana bir konuda 99 engel göster, sana 100 yol açayım.

UNUTMA!

Her şey SENDEN sonra gelir

25,00


Vav Gibi Sevilmek


Eylül’ün döktüğü sarı yapraklar gibiyim, idam hükmü veren Yargıcın kırdığı kalem gibi. Kırılmış bir kalbin ilhamıyla misk kâsesinden sızmış kokunu duyuyorum.

El Hamra sokaklarında, Gırnata’nın yüce kapıları aralanıyor ve gıcırtılarla kapanıyor. Sonra Saba Melike’si Belkıs’ın eteklerini suya değecek zannıyla çekiştirip yürümesini görüyorum. Saçlarında yıldızlardan taçları, kalbindeki hüznü, Yusuf’un kuyudaki korkusu gibi, Adem (AS) titrek bekleyişini, ısfahanın nısf-ı cihan sözünden ruhunun tatlı telaşını hissediyorum.

Bizim de telaşımız, sancımız var. Bizim de elimizde kalemlerimiz, yazıyoruz aşkın sevda tepelerini. Bizde okuduk Kerbela’yı, Uhud’u, Bedir’i, Malazgirt’i, Endülüs’ü. Okuruz da, amentümüz var. Bağdat'ta, Basra’da akan kanı ve o kanla yoğrulmuş çölleri. Kalemlerimiz yazar gider de, biz kalırız ey sevgili. Hâlbuki sen, Akşemseddin’in İstanbul’un fethini fatihin gözlerinde gören. Sultan Murat’ın Fatih’e serzenişini, peder ne der, kader ne eder sözüyle bilen, Fetihten sonra Fatihin muzaffer bir komutan edasıyla İstanbul’a girdiği gibi, mağrur bir edayla girdin kalbime

20,00


The Complete Works of WILLIAM SHAKESPEARE 2 Cilt 4 Kitap


Orijinal Tam Metin Tüm Eserler klasik Shakespeare İngilizcesi, İngiliz Edebiyatı’nın en kayda değer verimli örneği aynı zamanda dünyada ve ülkemizde üniversitelerde İngiliz Dili Edebiyatı bölümlerinde, tiyatro eğitiminde başvuru kaynağıdır.

500,00


Seccadem Islanmıyor


Nedense seccadelerimiz ıslanmıyor; hayatımızı, yaptıklarımızı ve yapmadıklarımızı sorgulayamıyoruz. Hatalarımızı eksiltmeye çalışıp, doğruları bulmaya yeterince gayret etmiyoruz. Dünya için çalışmaya dalmışken yarın ölecekmiş gibi ahiret için hazırlıklı olmayı unutuyoruz

Güzellikler ve doğrular paylaşıldıkça çoğalır. Kötülükler, yanlışlar ise uyarıldıkça, üzerine gidildikçe azalır.

Ben de bildiğim doğruları şiir tadında sizlere aktarmaya gayret ettim.

Ş iir, yaratanı bilmenin bir güzel yolu,
İ nsan ister ise güzel kullanır bunu,
İ nkâr eder ise bedbaht olur sonu,
R ızası içindir, yazılan her konu

25,00


Gençliğin Enerji Kodları


Hayat; değişik sahnelerden ibaret bir tiyatro oyunu gibi ve bize düşen ise her sahnesini olması gerektiği gibi oynayıp bulunduğumuz noktada en iyisini, en doğrusunu, en güzelini, en faydalısını, yapmaya çalışmaktır.

Daha da güzel olanı bu oyunu Allah’ın bize göndermiş olduğu kılavuzların hayatını örnek alarak tamamlamaktır.

Tüm dostlara hayırlı bir ömür ve hayırlı bir ölüm dileklerimle…

Gencim ben, kanı deli,
Bentler, dertler vız gelir bana,
Bilirim öğrenirim, öğrenir öğretirim,
Bildiğim doğruyu adam gibi yaşarım.

35,00


Ebedi Huzura Akan Rahmet Damlaları 1 Efendime


Bu eser öncelikli olarak aciz, günahkâr nefsimize hitaben yazılmıştır. İnsan denen en şerefli yaratılmışın sevda ve haykırışları hep aynıdır. Her bir satırda sizler de kendinize ait bir bölüm görecek ve belki de bu güne kadar üzeri örtülü kalmış peygambere haykırışların nidasını duyacaksınız.

Kelimeler seni anlatmaya yetersiz kalır, sevdam cümleler içinde kaybolur, lâkin sana karşı dilim lâl olamaz söylemeliyim, seni tüm dünyaya haykırmalıyım, biliyorum sen ümmetini yalnız bırakmazsın.

Ey gönlümün efendisi yakarışım sanadır. Duy bizi ey Sevgili EFENDİM!

Medine halkının beklediği gibi,
Kusva’nın seni gözlediği gibi,
Sevr’de yılanın gün saydığı gibi,
Biz de seni özlemekteyiz Ya Resulallah.

30,00


Ebedi Huzura Akan Rahmet Damlaları 2 Medet yâ HÛ


Bu eser öncelikli olarak aciz, günahkâr nefsimize hitaben yazılmıştır. İnsan denen en şerefli yaratılmışın sevda ve haykırışları hep aynıdır. Her bir satırda sizler de kendinize ait bir bölüm görecek ve belki de bu güne kadar üzeri örtülü kalmış peygambere haykırışların nidasını duyacaksınız.

Kelimeler seni anlatmaya yetersiz kalır, sevdam cümleler içinde kaybolur, lâkin sana karşı dilim lâl olamaz söylemeliyim, seni tüm dünyaya haykırmalıyım, biliyorum sen ümmetini yalnız bırakmazsın.

Ey gönlümün efendisi yakarışım sanadır. Duy bizi ey Sevgili EFENDİM!

Medine halkının beklediği gibi,
Kusva’nın seni gözlediği gibi,
Sevr’de yılanın gün saydığı gibi,
Biz de seni özlemekteyiz Ya Resulallah.

30,00


Ebedi Huzura Akan Rahmet Damlaları 3 Şerefli İnsan


İlim öğrenmek için gayret et, zira annesinden âlim doğmuş kimse yoktur. Her âlim ilmi gayret ve çalışma ile tahsil etmiştir. Sen de gayret edip ilim tahsil et, zira âlim cahil gibi değildir.

Ey arkadaşım eğer âlim isen ilim yüceliğini arttırır, eğer itibarsız isen ilim seni şerefli kılar, gücün yettiğince cehaletten kaçın, zira cehalet yüksektekileri bile alçaltır. Oysa dünya fanidir, baki olan Allah’tır.

* Her bir satırda sizler de kendinize ait bir bölüm görecek ve belki de bu güne kadar üzeri örtülü kalmış çözümlerimize ve çıkar yollarına beraber yolculuk yapacağız.

Tiyatro hayattan küçük bir sahne, İnsan başrolde, kah zirvede kah yerde, Yalnız dikkat etmeli her yerde, Anlatır her şeyi güzel bir perde.

30,00


Kutlu Yolculukta Sadık Arkadaş


Sevgili umre arkadaşım bu çıkacağımız yolculuk, ömrümüz boyunca yapacağımız bütün seyahatlerden çok daha kıymetli. Rabb’in huzuruna “Ben geldim.” demeye, Peygamberin huzuruna kokusunu almaya ve izlerini aramaya gidiyoruz.

Başka bir iklime ve kültüre adım atıyoruz. Bu yüzden dikkat etmemiz gereken birçok husus ve bilgi var. Birlikte inşallah bu yolculuğa hazırlanacağız.

Haydi bismillah!

Aşk ulaşmaktır,
O’nda yok olmaktır,
O’nun için olmaktır.
Her dediğine imandır.

Kâbe’ye severek bakmak ibadettir.
Bu bilinç ile O’na bakacaksın.
Bu kutlu yolculukta muradına varacaksın.

35,00


Kur'an-ı Kerim Kitap Kur’an


Kolay Okunuşlu

Bilgisayar Hatlı

Kitap Kur’an

Bu Kur’an-ı Kerim, Hafız Osman Hattı’na Sadık Kalınaraki Sayfa Tutar, Med ve Kasır’lı olarak hazırlanmıştır.

Türkiye’de ilk defa taşınabilir kitap, Kur’an okurların rahatlıkla faydalanabileceği ciltsiz (Sert Kapak Olmayan) karton kapaktır.

İnceleme

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme Kurulu Başkanlığı ve Kıraat Kurulu Başkanlığı

50,00


Elif İle Emir Çanakkale’de


"Biz Gelibolu Yanmadası'ndan, Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek Kahraman Türk milletine ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük takdir ve hayranlık ile ayrıldık. Bütün Avustralyalılar, Mehmetçiği kendi evlatları gibi sever. Onun mertliği, vatan ve insan sevgisi, siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti bütün Anzakları hayran bırakan yurt sevgisi, insanlığın örnek alacağı büyük hasletlerdir.

Mehmetçiğe minnet ve saygılarımla ... "

Avustralya Genel Valisi Lord Casey 1967

200,00


İş’in İçinde İş Var


Tayfun Kaya, paranın ve ekonominin yolculuğunu sosyal ve siyasi gelişmelerle birlikte ele alırken, okuyucuya bütçe ipuçları vermeyi de ihmal etmiyor. Bir yandan “finans kapitalizmi” ya da enflasyonun siyasi bir karar olup olmadığını ele alırken, diğer yandan “Dolara mı altına mı yatırım yapmalı?”, “Faiz düşünce dolar artar mı?” gibi soruları sade ve ironik bir üslupla yanıtlıyor. Yazar, okuyucuyu da yanına alarak günlük yaşamı farklı bakış açısıyla görmeyi, birlikte düşünmeyi ve hatırlamayı başarıyor.

Başta ekonomi olmak üzere hemen her konunun fazlasıyla manipülatif yaklaşımla ele alındığı bir dönemde, medya ve siyasetin ya keskin bir karşıtlık ya da tam iç içe geçmişlik yaşadığı bir sürecin içinde, ekonomide olup bitenleri tüm angajmanlar¬dan uzak şekilde ele alan Kaya, bu kitabında, ekonomi politikalarını ve yansımalarını sade, anlaşılır ve sonuçlardan doğrudan etkilenen bir gözle kaleme alıyor. Tam da ihtiyaç duyulduğu gibi… Prof. Dr. Ali Murat Vural

“Para esaretin yeni şeklidir” demiş Tolstoy. Tayfun Kaya ise “Kapitalizm sayesinde belki bir miktar paramız oldu ama yaşam için zaman kalmamıştı!” diye not düşüyor. Bu esirleşme sürecini ve şu dünyadaki sınırlı zamanlarımızı para peşinde koşarak zi¬yan etme davranışlarımız çok güzel hikâye ediliyor. “Keşke bu zaafımızı arada sırada hatırlamakla yetinmeyerek doğruları bir alışkanlık, bir hayat tarzı haline getirebil¬sek” dedirten etkileyici bir kitap. Tayfun Kaya’nın kalemine, emeğine, yüreğine sağ¬lık. Mali Müşavir Lütfü Üreş

Paranın insan ilişkilerine ve değerlerimize etkisiyle ilişkileri nasıl şekillendireceği hususunda farkındalık yaratacak şekilde usta ekonomist ve gazeteci üslubu geniş bir bakışla ele alınıyor. Tam bir referans kitabı… Tebrikler değerli dostum.
Em. Kur. Alb. Erdoğan Erhan

25,00


Olaylar ve Örneklerle İslam Medeniyeti


Tarih, bir yönüyle medeniyetler yarışıdır.

Uzun asırlar medeniyet maratonunda önde idik, üç yüz yıldan bu yana ise durakladık, geri kaldık.

“Bu yarışta yaya kalmışız, bir varlık gösterememişiz” deyip eziklik hissetmenin, başımızı öne eğmenin bir manası yoktur. Çünkü göğsümüzü kabartacak şanlı bir medeniyet geçmişimiz vardır.

Şimdi tekrar coşmak ve koşmak, Batı’nın bize giydirmeye çalıştığı medeniyet elbisesini çıkarıp kendi medeniyet elbisemizi giymek zamanıdır.

Elinizdeki eser “bizi bize anlatma” gayretidir, bir “zihinsel inşa” çalışmasıdır, bir medeniyet projesidir.

“Tarih olmamız” için dışta düşmanların ve içte hainlerin amansızca çalıştığı bir hengâmede bize düşen görev hem tarih okumak, hem de “tarih yazmaktır.”

Şanlı bir tarihin var, lekesiz ve beyaz.

Daha fazla gecikme, onu yeniden yaz!

30,00


Erkilet Güzeli


Erkilet güzeli bağlar bozuyor
Kirpikleri kalem olmuş yazıyor
Tek tek basaraktan / Bade süzerekten
İnci dizerekten / Gel canım gel amman
Cevizin yaprağı dal arasında
Severler güzeli bağ arasında
Tek tek basaraktan / Bade süzerekten
İnci dizerekten / Gel canım gel amman
Erkilet günaydın gölge basma mı
Benim sevdiceğim senden yosma mı
Tek tek basaraktan / Bade süzerekten
İnci dizerekten / Gel canım gel amman

20,00


Sigara Gibi Kadın


Şımarık bir hayatın, şımarmaya yüzü tutmayan ufak bir kız çocuğuyum ben.. Elime aldım abaküsü, yaralarımı sayıyorum birer birer.. saydıkça çoğalıyor, saydıkça ben bitiyorum.. her bir yaraya dokundukça, ellerim nasır tutuyor.. bir elimle gözyaşlarımı silip, diğer elimle bir yerleri işaret ediyorum.. İşte orası.. geleceğime dem tutan, hayallerimi yok eden, yutkunup yutamadığım her bir hevesimin son bulduğu, dişlerimle kazıya - kazıya ağzımda tek bir diş dahi bırakmayan ve şimdi beni kocaman bir suskunluğa mahkum eden, işte orası.. Günlerimin beni oraya sürükleyeceğini bilip, korka - korka, suskunluğuma bir tek gözyaşlarımı ortak ederek ip atlıyorum hayatımla.. Düşsem de dizlerim kanasa, ama umutlarım kanamasa.. İstediğim kiyafeti alamadığım için ağlasam, yangınlarıma çare olamadığım için değil.. oyuncak bebeklerimi çöp kutusunda gördükten sonra, mutluluktan tahliye oldum ben... Ve, acımdan müebbet yedim..
Çocukluğum ağlıyor, gençliğim tükenmiş, yaşlılığıma da göz pınarlarım kuruyacak, biliyorum.. Ve ben, bu kurulan düzenin, enkazıyla yaşayıp, bir hayat nasıl heba edilir teker teker, yaşaya yaşaya kanıtlayacağım kendime.. Selam, ben hayatın en acı yerlerinde başrolde olan bir genç kız.. Filmin adı Karanlık Geçmiş, Karanlık Gelecek. Nefesimin son bulacağı güne kadar sinemalarda.. Sigara Gibi Kadın İftiharla Sunar

15,00


En Güzel Mesajlar


Elinizde bulunan külliyat son dönemde yazılmış en kapsamlı, teferruatlı bir çalışma olup elli yıllık bir birikimin neticesidir. Sayın Sezayi Tuğla 5 kitaptan oluşan bu divanında nazım, nesir, aruz ve hece vezinlerinin tüm güzellik ve inceliklerini sergilemiştir. Kendisine, Sayın Meclis Başkanımız İsmail Kahraman Beyefendinin Mehmet Akif (Ersoy) yakıştırmasının ne denli haklı olduğunu göreceksiniz. Çocukluk, gençlik ve olgunluk dönemlerine ait tüm olaylar ve onlara yazılmış, düşülmüş notlar, şiirler ve hicivlerle tarih içinde keyifli bir seyir izleyeceksiniz. Şimdiden iyi okumalar.

15,00


Düz Ayna


Elinizde bulunan külliyat son dönemde yazılmış en kapsamlı, teferruatlı bir çalışma olup elli yıllık bir birikimin neticesidir. Sayın Sezayi Tuğla 5 kitaptan oluşan bu divanında nazım, nesir, aruz ve hece vezinlerinin tüm güzellik ve inceliklerini sergilemiştir. Kendisine, Sayın Meclis Başkanımız İsmail Kahraman Beyefendinin Mehmet Akif (Ersoy) yakıştırmasının ne denli haklı olduğunu göreceksiniz. Çocukluk, gençlik ve olgunluk dönemlerine ait tüm olaylar ve onlara yazılmış, düşülmüş notlar, şiirler ve hicivlerle tarih içinde keyifli bir seyir izleyeceksiniz. Şimdiden iyi okumalar.

20,00


İlahi Mobese


Elinizde bulunan külliyat son dönemde yazılmış en kapsamlı, teferruatlı bir çalışma olup elli yıllık bir birikimin neticesidir. Sayın Sezayi Tuğla 5 kitaptan oluşan bu divanında nazım, nesir, aruz ve hece vezinlerinin tüm güzellik ve inceliklerini sergilemiştir. Kendisine, Sayın Meclis Başkanımız İsmail Kahraman Beyefendinin Mehmet Akif (Ersoy) yakıştırmasının ne denli haklı olduğunu göreceksiniz. Çocukluk, gençlik ve olgunluk dönemlerine ait tüm olaylar ve onlara yazılmış, düşülmüş notlar, şiirler ve hicivlerle tarih içinde keyifli bir seyir izleyeceksiniz. Şimdiden iyi okumalar.

13,00


Bibereyn


Elinizde bulunan külliyat son dönemde yazılmış en kapsamlı, teferruatlı bir çalışma olup elli yıllık bir birikimin neticesidir. Sayın Sezayi Tuğla 5 kitaptan oluşan bu divanında nazım, nesir, aruz ve hece vezinlerinin tüm güzellik ve inceliklerini sergilemiştir. Kendisine, Sayın Meclis Başkanımız İsmail Kahraman Beyefendinin Mehmet Akif (Ersoy) yakıştırmasının ne denli haklı olduğunu göreceksiniz. Çocukluk, gençlik ve olgunluk dönemlerine ait tüm olaylar ve onlara yazılmış, düşülmüş notlar, şiirler ve hicivlerle tarih içinde keyifli bir seyir izleyeceksiniz. Şimdiden iyi okumalar.

12,00


Evvelden Ahire Katreler


Elinizde bulunan külliyat son dönemde yazılmış en kapsamlı, teferruatlı bir çalışma olup elli yıllık bir birikimin neticesidir. Sayın Sezayi Tuğla 5 kitaptan oluşan bu divanında nazım, nesir, aruz ve hece vezinlerinin tüm güzellik ve inceliklerini sergilemiştir. Kendisine, Sayın Meclis Başkanımız İsmail Kahraman Beyefendinin Mehmet Akif (Ersoy) yakıştırmasının ne denli haklı olduğunu göreceksiniz. Çocukluk, gençlik ve olgunluk dönemlerine ait tüm olaylar ve onlara yazılmış, düşülmüş notlar, şiirler ve hicivlerle tarih içinde keyifli bir seyir izleyeceksiniz. Şimdiden iyi okumalar.

10,00


Sancaktar


Gelen bir mancınık taşı koca yiğidi diz üstü çökertti. Kılıcı elinden düştü. Zaten onu sallayacak takatı da kalmamıştı. İki eliyle sancağa sıkıca sarıldı ve sancağın altına düştü. Sancağı öpmek istiyormuş gibi doğrulmak isterken yoldaşları yetişti. Elindeki sancağı arkadaşlarının aldığını gördüğünde, yüzünde mutlu bir tebessüm belirdi. Artık o başka alemlere doğru kanat açmıştı. Sancağı öpmek için kalkan başı, surların üzerine düştü.

15,00


Kanaviçe


Zaman KANAVİÇESİ’nde bir ömürdür ördüğüm
Herkes ördüğünü giyip gidiyor gördüğüm
Kimininki atlastan bir kumaş, kimininki kördüğüm

15,00


Sonsuz Bahar


Söz
Silah, eskilerin sadağında okdu
Senin dudağında söz
Silah, öldürerek zafer kazandırır
Söz ise diriltir
Nebi dilinde vahiy, semadan inen su gibidir
Yerine göre silah
Yerine göre kılıcı kınından sıyıran emir.

15,00


İş Bulduran Kitap


İş arayıp ta bulamayan, bulup ta çabuk çıkan, her şey bir kenara çalışmak istemeyenler; hele şöyle bir kitaba yaklaşın iyice. Bu kitapta iş ararken nelere dikkat etmeniz gerektiğini açıklamaya çalışacağız. Öncelikle iş sizde bitiyor. Çalışmak istiyor musunuz, istemiyor musunuz? Çözümü siz kendiniz bulacaksınız. Bizim önerilerimiz veya başkasının nasihati sadece yoldaki trafik işaretlerine benzer. Yolu tepecek olan sizsiniz.

İş arayanlara bir işaret olsun, yol göstersin, dikkat etsin, daha çok kendisinin dışında oluşan sorunları aşsın diye bu kitapta birtakım önerilerde bulunduk. Bunlar benim kendi görüşlerimdir. Hiçbirisi sizin derdinize derman olmayabilir. Ama en azından “bunlar değilmiş benim sorunlarım” deyip alanı daraltabilirsiniz.

İş bulmanız ve işinizde mutlu olmanız dileğiyle…

17,00


Son Yüzyılın Hikayesi Eyüp


300,00


Kışlada Doğan Cumhuriyet İle Filizlenen Asırlık Çınar Rami Spor Kulübü


150,00


50 Yks Geometri Denemeleri


30,56


Platon’da Siyaset ve Sanat


20,00


Sözü Uzatmadan


Geziyorum her yerde,

Okumak için vakit nerde,

diyenlere...

25,00


Kenan Dilinden Ruha Dokunan Nağmeler


Köşe bucak kapamışlar yolları
Hayâsızlık edepsizlik diz boyu
Adam diye güvendiğin dostları
Bilmezdim bu kadar yoz olduğunu

Yalan dünya sana yandım yakıldım
Büyüledin beni, benimsin sandım
İbrahim sonunda farkına vardım
Bilmezdim dünyanın boş olduğunu

17,00


Vahyin Aydınlığında Kişisel Gelişim


Mutsuz yaşam, çağımızın genel bir sıkıntısı olmaya başladı. Maddi imkânlar açısından önceki nesillere oranla çok daha iyi bir konumda olan modern insanın birçok şeyi var maalesef huzuru yoktur. Yaşadığı bunca lüks ve konfor, ona istediği huzuru sağlayamamıştır. Batı kökenli kişisel gelişim kitaplarındaki mutluluk önerileri de onu mutlu etmeye yetmemiştir.

Teknoloji ürünleri ile aşırı şekilde meşgul olmak ve sanal âleme gereğinden fazla vakit ayırmak, modern insanı kendinden kopararak birçok şeyi bilen ama kendi anlam ve değerini bilmeyen bir konuma düşürmüştür. Bu da insanın kendine yabancılaşmasına ve bir kimlik sorunu yaşamasına dolayısıyla da mutsuzluğuna sebep olmuştur.

Elinizdeki eser, insanı kendisi ile buluşturan, kaynaştıran ve insanın kendi anlam ve önemini, varlığının sır ve hikmetini, güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmesini sağlayan kapsamlı bir eserdir. Bu çalışmada, vahyin aydınlığında insanın ruhsal röntgenini çekerek, net ve anlaşılır şekilde bir takım çözümlemeler yaptık. İnsanın kişisel gelişimi konusunda doruk noktası sayılabilecek bir “insan modelini” gözler önüne sermeye çalıştık. Eserimizin, insanların gerçek manada kişisel gelişimlerine katkıda bulunması temennisiyle sağlık ve esenlikler diliyorum.

20,00


Kalbe Dokunan Dualar


Dua, insanın Rabbiyle kurduğu bir iletişim dilidir. Dua etmek, her insanın genlerinde var olan fıtrî bir ihtiyaçtır. Bu nedenle dua etmeyen insan yoktur. Duayı, inananlar her zaman; inanmadığını söyleyenler ise sadece dara düştükleri zaman yaparlar.

Dua ederken rutin hale gelmiş birkaç aynı cümleyi kullanarak tekrara düşmek ve duada basmakalıp ifadeler kullanmak, duanın ruhuna aykırıdır. Çünkü duada asıl olan doğallık yani içinden geldiği şekilde dua yapmaktır. Bu bakımdan Rabbimize; kendimizi, sevgi, saygı ve isteklerimizi doğru ifade edebilmek için dua repertuarımızın geniş olması zorunlu bir ihtiyaçtır.

Elinizdeki eser, Türkçe yapacağımız dualarımızı birbirinden farklı yapabilme imkânını sağlayan; açık büfe tarzında hazırlanmış, oldukça geniş ve zengin bir menü içermektedir. Bu zenginlik, dualarımızı sıradanlıktan ve ruhsuzluktan kurtaracaktır. Bu tarzda eserimizin alanında bir ilk olduğunu düşünüyoruz. Bu eser ayrıca; Arapça yapılan duaların, çekilen zikir ve tespihatın, namazlarda okunan dua ve ayetlerin anlamlarını öğrenme imkânı da sunmaktadır. Dualarınızın müstecâp olması temennisiyle…

20,00


Hayata Yön Veren Özlü Sözler


Hayat sürprizlerle doludur. Yeni bir güne başlarken insan, o gün nelerle karşılaşacak, neler yaşayacak bilemez. Karşılaştığımız herhangi bir olay, hayatımızın bir fırsatı olabileceği gibi felaketimizi hazırlayacak olan bir sürecin başlangıcı da olabilir.

Özlü sözler, ata ile evlat arasında kültürel akımı sağlayan, hayata dair ince mesajlar veren önemli bir iletişim dilidir. Özlü sözler, yaşanmış acı ve tatlı olaylardan çıkarılan derslerin damıtılarak sonraki nesillere aktarıldığı söz¬lerdir. Hayat sahibi olan her insan, hayat okulunun bir öğrencisidir. Hayat, deneme yanılma metoduyla öğrenilecek kadar uzun değildir. Bu bakımdan hayatı doğru anlama konusunda özlü sözler paha biçilmez bir değere sahiptir.

Okurumuzun kıymetli vakitlerini boş yere meşgul etmemek için; lüzumsuz, argo ve içinde edebi barındırmayan özlü sözlere eserimizde yer vermedik. Elinizdeki eser, İslam ahlakı çizgisinde hazırlanmış bir eserdir. Eserimizde özlü sözleri konularına göre ve şahıs isimlerine göre ayrı ayrı başlıklar altında derledik. Ayrıca şairlerimizin hayata ışık tutan "berceste" dediğimiz kısa ve anlam dolu bazı beyitlerini de ayrı bir bölümde ele aldık. Yaşam kalitenize katkı sağlaması temennisiyle keyifli okuyuşlar diliyorum.

20,00


Allah’ı Bilmek ve Tanımak


Bir insanın Allah’ı bilmesi onu tanıdığı manasına gelmez. Çünkü bilmekle tanımak aynı şey değildir. Tıpkı bakmakla görmek arasındaki fark gibi. Genelde bildiğimiz şeyleri tanıdığımızı da zannederiz. Oysaki bilmek, sadece bilişsel olarak malumat sahibi olmak, tanımak ise bilginin içerdiği mana ve ruhu kavramak demektir.

Materyalist anlayışın büyüsüne kapılan modern insan, hayatı gördüklerinden ibaret saymaya başladı. Hâlbuki yaşadığımız şu hayatta gördüğümüz şeyler olduğu gibi görmediğimiz şeyler de vardır. Hatta gördüklerimiz, görmediklerimizin yanında yok denecek kadar azdır. Bu nedenle hayatı sadece gördüklerimizden ibaret sanmak büyük bir yanılgıdır.

Allah’ı görmedikleri bahanesiyle bir kısım insanlar, Allah ve İslam hakkında bir takım asılsız iddialar ileri sürmekte, bu da bir kısım gençlerimizin kafasını karıştırmaktadır. Elinizdeki eser, bu iddiaların önemli bir kısmına cevap vermekle beraber, en az hava ve su kadar muhtaç olduğumuz “Allah’ı doğru anlama” konusunda bir basamak oluşturması amacıyla hazırlandı. Verimli bir okuyuş temennisiyle esenlikler diliyorum.

20,00


Süt Sığırcılığında Barınak



Hayvan barınağı sütçülük işletmesinin kalbi gibi düşünülebilir. Bir sütçülük işletmesinin başarısı; sürünün teknik ve ekonomik performansı, yetiştiricinin nitelikli çalışması, dengeli finansman ve işletmenin iyileştirilebilmesi olanakları ile bağlantılıdır.

Buna göre, iyi bir barınak projesinin hazırlanması için zaman, beyin gücü ve yöntem gerekir.

Fransızca üçüncü baskısı yapılan bu pratik rehber, yetiştiricilere ve onlara danışmanlık hizmeti verenlere süt sığırı barınaklarının inşaatı ile ilgili olarak aşağıda belirtilen konularda anahtar bilgiler vermektedir:

İşletmenin amaçları doğrultusunda;

• üretim sistemleri,
• ulaşılması istenen hayvan performansı ve
• konforuna ek olarak
yetiştiricinin hedeflediği;
• çalışma koşulları ve
• verimliliğin de sağlanması.
Bu rehber aynı zamanda başarılı olması istenen bir işletmede,
• havalandırmanın ve hayvan duraklarının ne şekilde ve ne yönde kurulması gerektiği,
• yem dağıtımı ve işletme atıklarının nasıl yönetileceği,
• sağımhanenin nasıl organize edilmesi gerektiği gibi hususlarda da kullanışlı bilgiler vermektedir.

Yazarlar çok sayıda şekil ve örneklerle mümkün olduğunca anlaşılabilir ve karar alınmasını kolaylaştırıcı bir eser ortaya koymuştur.

BTPL (Sütçülüğü Geliştirme Teknik Ofisi), tüm Fransa’da farklı bölgelerde faaliyet gösteren 24 mühendisin bir araya gelmesi ile 1972 yılından beri görev yapmaktadır. Bu oluşumun, yetiştirici gruplarını harekete geçirme, sektördeki teknisyenler ve yetiştiricilere danışmanlık hizmeti yanında eğitim verme gibi görevleri vardır. BTPL mühendisleri; Philippe Wallet ve Dominique Lagel süt sığırı barınakları için, BTPL ağının bugüne kadar elde etmiş olduğu bilgileri, deneyimleri ve gözlemleri bu eserde paylaşmışlardır.

180,00


Bir Ömür Böyle Geçti



Bir ömür yeter mi aşkı sulamaya? Yoksa bir kalbin çığlığı mıdır sevdaya aç gönülleri anlatmaya? Oysa hiçbiri tarif edemezdi, yüreğinin yorgunluğunu bir göz yaşında saklayanlara.. Bir şiirde, bir paragrafta, bir kitap arasında saklanan kuru bir yaprakta, bazen de burnunun ucunda unutmaya yas tutmuş bir kokuda yaşanan sevdalarda... Aşk, her yanında. Aşk, yaralı gönlünü, sırf içinde o var diye hâlâ el üstünde tutanlarda...

15,00


Atatürk’ü Gördüm



Poyraz Türk, arkadaşları ile birlikte okul gezisi için Ankara’ya gidiyordu. Polatlı yakınlarında verdikleri molada Poyraz, Atatürk ile karşılaşınca şaşkınlıkla baktı. Kendisini toparladığında Atatürk ile sohbet etmeye başladı, aklına gelen soruları sordu.

Ve Atatürk anlattıkça Poyraz hayranlıkla dinledi, Atatürk ile basketbol oynadığını hayat etti ve hayallerini anlattı, Atatürk cevap verdi…

12,00


Güneş Tende Doğar Mı?


Gönlüne ve yüreğine iyi bak,
Yorgun denizlere aldırma,
Sorma kalbine bugün,
Her nefes bir hevestir aslında kırılmasın umutların,
Sende saklı kalsın duaların,
Bir güzel çay demle kendine, sessizliğe sarıl, düşün içinden geçenleri ve sebat et.
Bir düşün, ne kadar anlam kattığını bu hayata ve kendini fark et,
Sen, ne olursu olsun sevmeye devam et…

20,00


Ödevimiz Anıtkabir


Dört çılgın arkadaş, ödev hazırlayacaktı. Ahmet öğretmenin verdiği ödev nedeniyle, Mehmet ve arkadaşları Anıtkabir’e gidip ödev için araştırma ve inceleme yaparlar. Anıtkabir’de kuleleri gezerler, yolları müzeye düşer, koridorda kaybolurlar.
Acaba dört çılgın arkadaş ödevlerini hazırlayabildiler mi?

12,00


Haykırışım İnsanlık İçin


İnsanlar yapraklar gibi dökülürken, zaman geri aksın diye mi dua edelim?

Yoksa zamanı durdurup, yeni bir hayat düzeni mi kuralım?

Bu kitap da insan, aşk, sosyal hayat, edep, kişisel gelişim, şehir ve mimari, adaletsizliğin ve saygının kaybedildiği yerlerin tespiti, yapraklar niçin renk değiştirir, sigarayı nasıl bırakabilirsiniz, başarının sırrı, ölüm gibi pek çok konuya ışık tutulmuştur.

Velhasıl insan ile ilgili her şey yazılmıştır.

17,00


İlk Günkü Aşk’la Kördüğüm


Elime sükutun ince ipini sarıp usul usul sızıverdim odasına
“Gideceğim” nereye? Kime? Neden? O’na gideceğim.
Dinlemedim devamını ve dahi kızanı, soranı, kıranı…
Yar olmazsa yollar dar
Yollar bana yar’dır dedim.
Sana getirecekse beni en ulu dağları memleketin,
Ovadır candır gönlüme.
Sırtıma hüznü,
Özlemi yükleyip acıyı kendime azık eyleyip düştüm derdime,
Biz olmaya değil sen olmaya çıktım sefere…
-Yükümlü olduğumu kendime
-Zaferi Allah’a havale ettim.

12,00


Söz Verdim


Neden gözyaşlarım özgürlüğünü ilan etti ?

Kim için kimler için  kıydım gözyaşlarıma ?

Endişeler, kaygılar bir gün biter mi ?

Gece’nin ah’ını alıp daha kaç kez uykusuz kalınır ki?

15,00


Alman Orduları Grubu Karargâhında Hidematın Suret-i Cereyanı


25,00